ana_sayfa
FAALİYETLER
Yazılı Soru Önergeleri
Genel Kurul Soruları
Kanun Teklifleri
Sözlü Soru Önergeleri
Makalelerim
Genel Kurul Konuşmaları
Yazılı S.Ö.(Cevaplanan)
Meclis Araştırma Önergeleri
Genel Kurul KonuÅŸmaları > MHP Adana Milletvekili Yılmaz TANKUT'un, Gelir Vergisi kanununda değişiklik yapan kanun tasarısının maddesi üzerine konuşması.
MHP Adana Milletvekili Yılmaz TANKUT'un, Gelir Vergisi kanununda değişiklik yapan kanun tasarısının maddesi üzerine konuşması.
22.7.2010

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, devletin içeride ve dışarıdaki faaliyetlerini sürdürebilmesi, güvenlik, sosyal ve ekonomik alanda hizmetlerinin devamı, kısaca, devletin, devlet olarak varlığını devam ettirebilmesi için elbette ki gelirinin olması şarttır, bu da ancak devletin vatandaşlarından adil bir şekilde toplayacağı vergilerle mümkün olacaktır. Eğer, devlet olarak, topladığınız veya toplayacağınız vergilerde düzenli, adil ve eşit bir şekilde vatandaşlarınıza yaklaşmaz iseniz, kati surette, arzu edeceğiniz gelirlere ulaşmanız da söz konusu olmayacaktır. Bu yüzden, devletin vergi toplamada şeffaf, samimi, adil ve güven sağlayıcı bir şekilde hareket etmesi elzemdir. Ancak daha önce şunu ifade etmek gerekmektedir ki verginin hasıl olması için öncelikle üretim yapılması ve her alanda üretimin fazlalaşması şarttır. Ancak, bugün, üretmeden tüketen, tüketerek borçlanan ve borçlarını da ne var ne yok satarak ödemeye çalışan bir ekonomik anlayışla elbette ki bu düzenlemelerin ve bu gelirlerin elde edilmesi de söz konusu değildir. Üretmeden kazanmak, kazanmadan vergi vermek de elbette mümkün değildir ve almadan vermek de ancak Allah'a mahsustur. Dolayısıyla gerçek ya da tüzel vergi mükelleflerinin kazanmadan devlete vergi ödemesini beklemek de doğru bir anlayış ve yaklaşım da değildir.

Bugün ülkemizdeki sisteme baktığınızda, özellikle de son yıllardaki uygulamalara baktığınızda, devlet, kazananın yanında kazanmayandan da vergi alma yoluna gitmektedir. Yine, son yıllarda pek çok sanayicinin, ticaret erbabının, küçük ya da orta büyüklükteki işletmelerin ve küçük esnafın bu yöndeki yakınmalarına ve çok önemli ölçüde sıkıntılarına tanık olmaktayız. Kazanıp kazanmadığına bakmadan, vergi memurlarının kapısına dayanıp gelir matrahını artırmasını istediği, vergi daireleri tarafından telefonla aranarak "Vergini şu kadar artıracaksın. Yoksa? diyerek tehdit edilen mükelleflerin sayısı ne yazık ki her geçen gün fazlalaşmaktadır.

Bugün, ne yazık ki, AKP İktidarı, kendi politikalarına uymayan, AKP'yi en ufak bir şekilde eleştiren ve muhalefet gibi gözüken ticarethane sahibi ve vergi mükellefi olanları vergi cezası ve incelemesiyle tehdit etmektedir ve âdeta mahalle temsilcisi gibi kullandığı birtakım vergi denetmen ve memurlarını bu vatandaşlarımızın üzerine acımasızca göndermektedir. Bugün, maalesef, AKP'nin yürütme adına siyaseten ortaya koyduğu ceberut anlayışın vergi toplamada da hâkim bir unsur hâline geldiğini görmekteyiz.

Sayın milletvekilleri, az önce de ifade ettiğim gibi, vergi konusu üretimle ve kazançla ilintilidir dolayısıyla üretimin önündeki engelleri kaldırmadan, mükellefin kâr mı ziyan mı ettiğine bakmadan zorba bir anlayışla vergi toplamak ancak ilkel ve dikta rejimlerde görülür ki bunun bir sosyal ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti devletinde kabul edilmesi elbette ki mümkün değildir. Bu nedenle, Hükûmeti bu konuda ikaz ediyor, ilkel ve ceberut uygulamalarına son vermeye davet ediyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu konuda çok önemli bir husus da dar gelirlinin ücretli kesimin üzerindeki vergi yüküdür. Bugün, milyonlarca asgari ücretli açlık sınırı altında yaşamaya mahkûmdur. Yine milyonlarca çalışanımız, işçi ve memurlarımız açlık ve yoksulluk sınırı arasında hayat mücadelesi vermektedir. Dolayısıyla, emekliler de unutulmadan, bu en büyük sosyal dilimin refah seviyesinin artırılması, başta Hükûmet olmak üzere, bu yüce Meclisin öncelikleri arasında olmalıdır. Bir simit, bir çay parası bile etmeyen komik zamlarla avutulmaya çalışılan, ekonomik olarak en zayıf olan bu sosyal katmanın refah seviyesinin artırılmasına vergi yükünün azaltılmasıyla başlanabilir.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz günlerde, buradan, bu kürsüden yapmış olduğum bir konuşmada Türkiye'nin en önemli ve büyük kentlerinden birisi olan güneyimizin incisi, güzel Adana'mızın yaşadığı sıkıntı ve uğradığı haksızlıkları dile getirip Hükûmetin dikkatini çekmeye çalışmıştım. Özellikle de yedi ile yedi devlet üniversitesinin kurulmasıyla ilgili olarak, 2 milyonluk nüfusuyla çok önemli bir tarım ve sanayi merkezi olan Adana'nın AKP İktidarı tarafından dikkate alınmamasının büyük bir haksızlık olduğunun da altını çizmiştim. Bugün, yüzde 26'lık işsizlik oranıyla ülkemizin en büyük işsizler ordusuna sahip olan Adana'nın hem ikinci bir devlet üniversitesini hem de diğer özel teşvik ve primleri en fazla hak eden bir kentimiz olduğunu da çeşitli vesilelerle bu kürsüden ben ve diğer Milliyetçi Hareket Partisine mensup milletvekili arkadaşlarımız ifade ettiler ancak ne yazık ki bizim bütün bu ikaz ve hatırlatmalarımız Hükûmet tarafından duyulmadı ve dikkate alınmadı.

Değerli arkadaşlar, biz, ülkemizin hiçbir vilayetine veya bölgesine yeni bir üniversite açılmasına veya yatırımlar yapılmasına elbette ki karşı değiliz ve bunlardan da Milliyetçi Hareket Partisi olarak büyük memnuniyet duyarız ancak seçim bölgem olan Adana'nın AKP İktidarı tarafından âdeta bir üvey evlat muamelesine tabi tutulmasına da elbette ki kayıtsız kalamayız.

İşte bu yüzden, gelir vergisiyle ilgili bu torba yasa görüşülürken, ülkenin gelir ve bütçesini sevk ve idare eden Sayın Maliye Bakanı da hazır buradayken, Adana'mızın yaşadığı sıkıntı ve uğradığı haksızlıklara karşı daha duyarlı ve ilgili olmaları konusunda kendilerine bir kez daha hatırlatmalarda bulunuyor, sözlerimi tamamlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
,